Bizimle İletişime Geçin
Aşağıdaki iletişim bilgileri ile bize ulaşabilirsiniz
Oğuzlar Mah. 1397. Cadde No:11/1 (402 No’lu Ofis) Balgat Çankaya/Ankara
İCRA MÜDÜRLÜĞÜNÜN İSTİHKAK İDDİASINA İLİŞKİN DOSYAYI TAKİBİN DEVAMI YA DA TALİKİ HUSUSUNDA DEĞERLENDİRİLMEK ÜZERE İCRA HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERMESİNİN ARDINDAN MAHKEMENİN İİK MADDE 99'A GÖRE KARAR VEREMEYECEĞİ
13 Ağustos 2025
İCRA MÜDÜRLÜĞÜNÜN İSTİHKAK İDDİASINA İLİŞKİN DOSYAYI TAKİBİN DEVAMI YA DA TALİKİ HUSUSUNDA DEĞERLENDİRİLMEK ÜZERE İCRA HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERMESİNİN ARDINDAN MAHKEMENİN İİK MADDE 99'A GÖRE KARAR VEREMEYECEĞİ

İİK’nın 99. maddesi gereğince istihkak davası açmak için alacaklıya süre vermek ya da kanunun 97. maddesindeki istihkak prosedürünü uygulamak yetki ve görevi icra müdürlüğüne verilmiştir. İİK madde 16'ya göre şikayet olması durumunda ancak bu kararlar icra mahkemesi tarafından denetlenebilmektedir. İİK madde 16'ya göre şikayet olmaksızın icra mahkemesinin İİK madde 99'a göre karar vermesi açık bir şekilde hatalı olup kanuna aykırılık teşkil etmektedir.

2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu madde 99'a bakıldığı zaman "Haczedilen şey, borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddia eden üçüncü kişi nezdinde bulunursa, bu kişi yedieminliği kabul ettiği takdirde bu mal muhafaza altına alınmaz. İcra müdürü, üçüncü kişi aleyhine icra mahkemesinde istihkak davası açması için alacaklıya yedi gün süre verir. Bu süre içinde icra mahkemesine istihkak davası açılmaz ise üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır. Alacaklı tarafından süresinde açılan dava sonuçlanıncaya kadar, haczedilen malın satışı yapılamaz. Haczin, üçüncü kişinin yokluğunda yapılması ve üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunulması halinde de bu fıkra hükmü uygulanır." şeklinde olup üçüncü kişi aleyhine icra mahkemesinde istihkak davası açmak için alacaklıya süre verme yetkisi kanun tarafından açık bir şekilde icra müdürlüğüne verilmiştir.

Yine aynı şekilde kanunun 97. maddesine bakıldığı zaman "İstihkak iddiasına karşı alacaklı veya borçlu tarafından itiraz edilirse, icra memuru dosyayı hemen icra mahkemesine verir. İcra mahkemesi, dosya üzerinde veya lüzum görürse ilgilileri davet ederek mürafaa ile yapacağı inceleme neticesinde varacağı kanaate göre takibin devamına veya talikıne karar verir." şeklinde olup istihkak prosedürünü İİK madde 97'ye göre işletme yetkisi ve görevi de icra müdürlüğüne verilmiştir.

İcra müdürlüğünün İİK madde 99'a göre ya da İİK madde 97'ye göre verdiği kararları denetleme yetkisi de İİK madde 16 kapsamında şikayet yolu ile icra mahkemesine verilmiştir.

İcra mahkemesi ile icra ve iflas müdürlüğü İİK'da düzenlenmiş iki ayrı kurum olup ikisine de ayrı görev ve yetkiler tanınmıştır. Bu kurumlar birbirinin üstü olmayıp aralarında görev ve yetki dağılımı söz konusudur. Bir an için icra mahkemesinin, icra ve iflas müdürlüğünün üstü kabul edildiği durumda dahi, üstün ast yerine geçerek işlem yapma yetkisi bulunmadığından, sadece astın işlemlerini onama, kaldırma, iptal etme ve düzeltme yetkisi olduğundan İİK madde 96-97'ye göre karar verilmek üzere icra mahkemesine gönderilen istihkak iddiasına ilişkin icra mahkemesi tarafından İİK madde 99'a göre karar verilemeyecektir.

İİK madde 97 ile icra mahkemesine takibin devamı ya da taliki dışında bir takdir yetkisi tanınmamıştır. Bu nedenle kanun hükümlerine aykırı veya bu hükümleri ortadan kaldırıcı ya da değiştirici nitelikte karar verilmesi mümkün değildir.

İİK madde 97/1 "İstihkak iddiasına karşı alacaklı veya borçlu tarafından itiraz edilirse, icra memuru dosyayı hemen icra mahkemesine verir. İcra mahkemesi, dosya üzerinde veya lüzum görürse ilgilileri davet ederek mürafaa ile yapacağı inceleme neticesinde varacağı kanaate göre takibin devamına veya talikıne karar verir." şeklinde olup bu hükme göre icra mahkemesinin takibin devamı ya da taliki dışında karar verme yetkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle icra müdürlüğünün İİK madde 96-97 kapsamında değerlendirilmek üzere icra mahkemesine göndermiş olduğu istihkak iddialarına ilişkin İİK madde 99'a göre karar verilmesi kanun hükmünün ihlali niteliğindedir.

T.C. Anayasası madde 87 ve devamında Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri düzenlenmiş olup madde 87 ile açıkça kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak yetkisi TBMM'ye verilmiştir.

Madde 87:"Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri, kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak; bütçe ve kesinhesap kanun tekliflerini görüşmek ve kabul etmek; para basılmasına ve savaş ilânına karar vermek; milletlerarası andlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun kararı ile genel ve özel af ilânına karar vermek ve Anayasanın diğer maddelerinde öngörülen yetkileri kullanmak ve görevleri yerine getirmektir."

Yargının verdiği kararlar kanunlara uygun olmak zorundadır. T.C Anayasası ve kuvvetler ayrılığı prensibine göre kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak TBMM'ye verilmiş bir yetki olup mahkemelerin görevi ise yargılama faaliyetleridir. Bu nedenle mahkemelerin yargılama faaliyeti sırasında kanun hükümlerine aykırı ya da bu hükümleri değiştirici şekilde karar vermeleri mümkün olmayıp, aksinin düşünülmesi durumunda bu durum mahkemelerin kanun koyucu gibi davranmasına neden olacak ve kuvvetler ayrılığı ilkesine ters düşecektir.

İcra müdürlüklerinin İİK madde 96, 97 ve 99'a göre vermiş olduğu kararlar ve işletmiş olduğu prosedürler İİK madde 16 gereğince şikayete tabi olup ancak bu usulle şikayet yapılması durumunda icra mahkemeleri tarafından denetlenebilmektedir. İİK madde 16'ya göre şikayet olmaması durumunda icra mahkemesinin İİK madde 99'a göre karar vermesi mümkün değildir.

İcra İflas Kanunu, İİK madde 96-97 ve 99'a göre karar verme ve istihkak prosedürünü işletme yetkisini icra müdürlüğüne ve bu yetkinin denetimini de İİK’nın 16.maddesi yolu ile icra mahkemesine vermiştir. İstihkak iddialı olarak yapılan haciz işlemleri ile ilgili İcra Müdürlüğünce verilen kararlar İİK’nun 16.maddesi gereğince şikayete tabidir.

İİK madde 16 - (Değişik: 3890 - 3.7.1940 / m.1) Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere icra ve iflâs dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hâdiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikâyet olunabilir. Şikâyet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır.

Yapılan bir haciz işleminde istihkak iddiasında bulunulması durumunda icra müdürlüğü tarafından İİK madde 96-97 kapsamında İİK madde 97/a'ya göre mülkiyet karinesinin borçlu dolayısı ile alacaklı lehine değerlendirilmesi halinde borçlu veya istihkak iddia eden 3. kişinin bu karara ilişkin şikayet hakkı bulunmaktadır.

İcra müdürlüğünün haciz işlemine yönelik olarak İİK’nun 99.maddesine göre mülkiyet karinesini 3.şahıs lehine değerlendirmesi ve istihkak davası açma külfetini alacaklıya yüklemesi halinde de alacaklının bu kararı İİK’nun 16.maddesinde belirtilen sebepler ile şikayet hakkı bulunmaktadır.

Dolayısıyla İİK madde 16'ya göre şikayet yoluna başvurulmadan icra mahkemesince icra müdürlüğünün İİK madde 96-97'ye göre değerlendirilmek üzere göndermiş olduğu istihkak iddiasına ilişkin olarak İİK madde 99 prosedürünü uygulaması açık bir şekilde İİK madde 16'da düzenlenen şikayet kurumunu zedelemekte ve istihkak uyuşmazlıklarında bu kurumu işlevsiz hale getirmektedir.

İİK madde 96-97'ye göre değerlendirilmek üzere kendisine gönderilen dosyada icra mahkemesinin İİK madde 99'a göre karar vermesi taleple bağlılık ilkesine aykırılık teşkil etmektedir.

HMK madde 26:
(1) Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.
(2) Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır.

HMK madde 26 ile hakimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu açıkça düzenlenmiştir. Aynı madde ile hakimin talepten daha fazlasına ya da başka bir şeye karar veremeyeceği de belirtilmiştir. İstihkak iddiasının İİK madde 96-97'ye göre değerlendirilmek üzere icra müdürlüğü tarafından icra mahkemesine gönderilmesinin ardından 3.şahıs tarafından İİK madde 16 uyarınca şikayet yoluna başvurulmaması halinde icra mahkemesinin resen İİK madde 99'a göre karar vermesi HMK'da düzenlenen "taleple bağlılık ilkesine" de açıkça aykırılık teşkil edecektir.

Her ne kadar İİK madde 96-97'ye göre icra mahkemesine gönderilen istihkak dosyalarında İİK madde 99'a göre kararlar verilebiliyorken ve bu durum borçlu ile 3. şahıslar lehine sonuçlar doğurmakta iken icra müdürlüğünün İİK madde 99'a göre verdiği kararlarda şikayet yoluna başvurulmadan resen icra mahkemesi tarafından istihkak iddiasının İİK madde 96-97'ye çevrilmesi durumu hiç mümkün olmadığından bu durum "silahların eşitliği ilkesine" de aykırılık teşkil etmektedir.

İİK madde 96-97 prosedürünün işletilmesi durumunda icra müdürlüğü dosyayı icra mahkemesine göndermekte ve sürece icra mahkemesi de dahil olmaktadır. Fakat İİK madde 99'a göre karar verilmesi durumunda dosya inceleme için icra mahkemesine gönderilmemekte ve alacaklı icra müdürlüğünün vermiş olduğu bu karar ile 7 günlük süre zarfında istihkak davası açabileceği gibi aynı zamanda İİK madde 16 kapsamında şikayet hakkını da kullanabilmektedir. İİK madde 99'a göre verilen kararlarda sürece icra mahkemesinin dahil olmaması ile, İİK madde 96-97'ye gönderilen dosyalarda yetkisi bulunmadığı halde madde 99'a göre karar vermesi zaten alacağına kavuşamayan alacaklıyı oldukça mağdur etmektedir. Ayrıca bu halde icra mahkemesinin vermiş olduğu yetkisiz ve hatalı karar sonucunda alacaklı taraf dava masrafları ile de karşı karşıya kalmaktadır.

Emsal bir olayda ileri sürülen istihkak iddiasına ilişkin olarak kendisine İİK madde 97 kapsamında değerlendirilmek üzere gönderilen dosyada icra mahkemesi yetkisi dışında İİK madde 99'a göre karar vermiş olup tarafımızca istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve İSTANBUL BAM. 22. H.D 2022/4193 ESAS, 2022/3485 KARAR VE 09.12.2022 TARİHLİ KARARI İLE kesin olmak üzere "BAŞVURUMUZUN KABULÜNE VE YEREL MAHKEME KARARININ ORTADAN KALDIRILMASINA" şeklinde hüküm kurmuştur.


İSTANBUL BAM. 22. H.D
2022/4193 ESAS, 2022/3485 KARAR VE 09.12.2022 TARİHLİ KARARI

Gerekçe: Somut olayda; icra mahkemesince, icra müdürlüğünün İİK'nın 97/1. maddesine ilişkin talebi üzerine (takibin taraflarının ya da 3. kisinin bu yolda bir sikayette olmadıgı gözetilerek) “takibin devamına veya talikine” karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken yazılı sekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı oldugundan, istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, mahkemece İİK'nın 96-97 maddesi gereğince bir karar verilmesi için dosyanın HMK 353/1/a/6 maddesi gereğince mahkemesine iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Hüküm: Gerekçesi yukarıda açıklandıgı üzere,
1-Davalı-alacaklının istinaf talebinin HMK 353/1/a/6 maddesi geregince kabulü ile                    İcra Hukuk Mahkemesi'nin                   sayılı ilamının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-Kaldırma kararı dogrultusunda bir hüküm kurulması için dosyanın HMK 353/1-a-6 maddesi geregince Ilk Derece Mahkemesine iadesine,

Yorum bırakın
TÜM YORUMLAR (0)
Henüz yorum eklenmemiş